29 Aralık 2011 Perşembe

Charles Dickens dünyayı dolaşacak

Charles Dickens (1812-1870)
Bizdeki yıldönümü kutlamaları yazarın 'hayatı, sanatı ve eserleri' çerçevesinde bir sempozyumdan, yazar hakkında öteden beriden toplanmış yazıların yer aldığı bir kitaptan ve tozlu bir sandıktan çıkmış fotoğrafların sunulduğu sergiden öteye geçemiyor. Bunun için 2008'deki Yahya Kemal, 2009'daki Katip Çelebi Yılı'na ve bu yıl 400. doğum yılını kutladığımız Evliya Çelebi için yapılan etkinliklere bakmak yeterli. Hakeza Mehmet Akif yılı da öyle. Panel ve sempozyumlar, birkaç sergi ve kitap... Biraz yüzümüzü uzaklara çevirdiğimizde işler hiç de öyle yürümüyor.

İngiliz edebiyatının ustalarından Charles Dickens'ın (1812-1870), 7 Şubat'ta doğumunun 200. yılı kutlanacak. Charles Dickens Müzesi'nin öncülüğünde gerçekleşen etkinlikler için üniversitelerden kültür kurumlarına, müzelerden tiyatrolara, belediyelerden kütüphanelere, yayınevlerinden film yapım şirketlerine, bütün kurumlar seferberlik ilan etmiş ve kesenin ağzını açmış durumda. Dickens için harıl harıl çalışan ekip, yazarın doğum yıldönümü kutlamalarını planlıyor. Bir de mesajları var: "Dickens, Victoria döneminden kalma bir yazar olmasına rağmen kendi zamanını, dilini ve kültürünü aşan bir yazar."

Dickens'ın 200. doğum yılı etkinlikleri İngiltere ile sınırlı kalmayıp Fransa'dan Hollanda'ya, Çin'den Amerika'ya, Filipinler'den Almanya'ya, Pakistan'dan Singa-pur'a, Malezya'dan Arnavutluk'a, Kıbrıs'tan Suriye'ye kadar uzanıyor. British Council da 50'den fazla ülke ile bir dizi kültürel faaliyet gerçekleştirecek. Kısacası İngiltere, Dickens'a sahip çıkmanın ötesinde, tabiri caizse onu bir marka halinde dünyaya pazarlıyor. Festivaller, tiyatrolar, filmler, sergiler, söyleşiler, edebiyat atölyeleri, belgeseller, televizyon programları ve daha pek çok etkinlik yazarın romanı gibi 'büyük umutlar' taşıyor ve zihinlerdeki Dickens imgesini derinleştirmeye çalışıyor.

200. yıl için düzenlenen etkinliklerin biri de geçtiğimiz hafta Museum of London'da açılan "Dickens ve Londra" adlı sergi. Dickens'ın gözünden 19. yüzyıl Londra'sını anlatan sergide, yazarın kişisel eşyaları ve elyazmaları da bulunuyor. Etkinlikler yavaş yavaş başlarken, ülkede bir Dickens hazırlığı almış başını gidiyor. Bir taraftan İngiltere'nin en muteber gazetelerinden The Guardin okurlarına Dickens'ın roman kahramanlarının isimlerinden hazırlanmış bir tişörtü satıyor (Türkiye'de büyük bir gazete bunu yapsa neler yazılıp çizilirdi acaba?), öte taraftan BBC Radio 4, yazar hakkında programlar düzenliyor ve romanlarının geçtiği mekânları okura anlatıyor.

DICKENS'IN YOLU TÜRKİYE'YE DÜŞMEZ Mİ?

Dickens'ın eserleri ders kitaplarına yeniden giriyor, usta yazar dünyanın dört bir yanındaki edebiyat festivallerine konuk oluyor. A. S. Byatt, Claire Tomalin, David Lodge ve John Burnside gibi yazarların katılacağı edebiyat atölyelerinin yanı sıra Dickens üzerine yeni kitaplar yayımlanıyor. Yazarın kitaplarından uyarlanan Oliver Twist (1948), A Tale of Two Cities (1958), Nicholas Nickleby (2003), Great Expectations (1946) adlı filmler festivallerde, müzelerde yeniden gösterilecek. Etkinliklerin pek çoğu ücretsiz. 19-20 Ekim 2012'de ise 'Charles Dickens: Doğumu, Evliliği, Ölümü' adlı bir konferans hemen yanı başımızda Yunanistan'da gerçekleşecek. Etkinliği, Ankara Bilkent Üniversitesi ve Yunanistan'daki Aristotle Üniversitesi düzenliyor. Akıllara bu büyük kutlamada neden Türkiye de halkaya dâhil edilmemiş sorusu gelmiyor değil. Etkinlikler, (www.dickens2012.org) sitesinden duyuruluyor.

Roland Barthes'in dediği gibi "Dünya vardır ve yazar konuşur, işte yazın budur." Zira yazarın hangi tarihte yaşadığının önemi yok. Charles Dickens'ın Barnaby Rudge adlı romanındaki Grip adlı kuzgun, nasıl ki Edgar Allan Poe'nun o ünlü şiiri Kuzgun'a ilham olmuşsa, 200. yıl için yapılanların hepsi, Dickens'ın hâlâ aramızda olduğu ve konuştuğunun alâmeti.

Etkinliklerden bazıları

*Dickens Ekranda; Ocak-Mart 2012, Londra
*Bir Penny Edebiyat Okumaları; 22 Ocak 2012, Londra
*Bugün Dickens ne yazmak isterdi?; 26-28 Ocak 2012, Berlin
*'Dickens 200 Yaşında' sergisi; Eylül 2011, Şubat 2012, New York
*Charles Dickens'ın romanından uyarlanan Oliver Twist filmi Arnavutluk'tan Zimbabve'ye dünya çapında 20 ülkede gösterilecek.
*İngiltere'nin En Büyük Romancısı İsviçre'de sergisi; Aralık 2011, Mart 2012, Zürih
*Dickens Kitap Festivali; Ekim 2012, Fransa

Musa İğrek, Londra
Zaman Gazetesi
29/12/2011

19 Aralık 2011 Pazartesi

Dünyada şeffaf yayıncılık dönemi


Kitabının kaç adet satıldığını bilmek, yazarın en doğal hakkı. Bu bilginin elde edilebileceği en sağlam kaynak da yayıncı. Gelin görün ki, kimi yayınevleri, satış rakamlarını kendi yazarından bile saklar veya gelişigüzel rakamlar vererek, yuvarlak hesaplarla yazarını geçiştirmeye çalışır. Verilen rakamların sahihliği de çoğu zaman tartışılmıştır. Yazar ve yayınevi arasında kavgalara, hatta yol ayrımlarına sebep olan bu "Kitabım kaç adet sattı?" konusuna şeffaflık getirmek isteyen projeler olmadı değil, fakat meseleyi bütünüyle çözen bir sistem henüz kurulabilmiş değil.

Geçtiğimiz haftalarda ABD'nin önemli yayınevlerinden Simon&Schuster yazarlarına kitaplarının kaç sattığı bilgisini online görebilecekleri bir sisteme (author portal) geçtiğini duyurdu. Bunun ardından iki büyük yayınevi Random House ve The Hachette Book Group da 2012'de böyle bir sisteme geçmek için çalıştıklarını açıkladı.

Simon&Schuster'in projesi, bünyesindeki yazarların "Kitabım kaç adet sattı?" sorusunun üzerindeki sis perdesini kaldırarak ilk elden bilgiyi yazarıyla paylaşmayı amaçlıyor. Simon&Schuster, The Hachette Book Group ve Random House'un ortak görüşü, "yazarların ve yazar ajanlarının bu bilgiye ihtiyaç duydukları anda erişebilecekleri ve bu sayede daha şeffaf satış rakamlarının ortaya çıkacağı" yönünde. Simon&Schuster'ın yeni sistemi, yazarlara aynı zamanda yayın dünyasından haberler ve sosyal medyayı nasıl kullanacaklarına dair ipuçları da veriyor.

Simon&Schuster'in şeffaflık atağının altında başka nedenler de var aslında. Dünyadaki pek çok yazar, online kitap satış devi Amazon'un yazarlara sunduğu hizmet sayesinde satış rakamlarını takip edebiliyor, ama bu ilk elden bir bilgi değil ne yazık ki. Amazon, bu rakamları aracı kurumlar sayesinde derliyor. Nielsen BookScan gibi, yazarların kitaplarının kaç adet basıldığını takip eden firmalar mevcut.

İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI'NIN PROJESİ NE OLDU?
Peki, Türkiye'de şeffaf yayıncılık hangi âlemde seyrediyor? İş Bankası Kültür Yayınları, 2007'de kuruluşunun 50. yılına bünyesindeki yazar ve çevirmenleri sevindirecek bir çalışmayla girmişti. Türkiye'de ilk kez uygulanacak sistem sayesinde, eser sahipleri yayınevinin kendilerine verdiği şifreyle, kitaplarının ne kadar basıldığını, nasıl bir satış grafiği izlediğini ve stoklardaki durumu yayınevinin internet sitesinden takip edebileceklerdi. Hatta yazar ve çevirmenler, uygulamanın tanıtıldığı toplantıda kendilerine ait şifreleri bile almıştı. İş Bankası Kültür Yayınları'nın Batı'dan yıllar önce hayata geçirdiği şeffaf yayıncılığın gidişatını ve dört yıllık tecrübeyi merak ettik. Fakat yayınevinden herhangi bir cevap alamadık. Ne yayınevinin yöneticileri ne de çalıştıkları halkla ilişkiler şirketi sorularımıza cevap verdi. Anlaşılan o ki, 55. yılını kutlamaya hazırlanan İş Bankası Kültür Yayınları'nın "Türkiye'deki kültür ortamına yeni ve çağdaş bir anlayış getireceğini" belirttiği proje yarıda kalmış.

OKUR ŞEFFAF YAYINCILIĞIN NERESİNDE?
Şeffaf yayıncılığın bir adım ötesi sadece yazarların satış rakamlarını bilmesi değil, okurun da bu şeffaflığa dahil olması. Zira, kitapların üzerinde yer alan aynı baskıya ait farklı basım sayıları okuru da bir nevi aldatmacayla karşı karşıya bırakıyor. Kitap sitelerinin, kitap eklerinin en çok satan listelerinin yanı sıra, bir hafta içinde "üçüncü, beşinci, onuncu baskı yaptı" gibi haberlere aşina edebiyat dünyasının da bu şeffaflığa ihtiyacı var, hatta yayınevlerinin bu satış rakamı çılgınlığını bir kanuna, kurala bağlayacak bir kuruma.

Musa İğrek, Londra
Zaman Gazetesi
19/12/2011